Stars Hollow’un Örnek Kızı: “Rory Gilmore”


Lorelai Gilmore

Gilmore Girls, küçük bir kasaba olan Stars Hollow’da yaşayan Lorelai ve kızı Rory’nin hayatı üzerinden aile, bağımsızlık ve sınıf farkı temalarını işler. Zengin ve ayrıcalıklı bir ailenin tek çocuğu olan Lorelai, ailesinin katı beklentilerine karşı çıkarak kendi hayatını kurmaya çalışan dik başlı bir karakterdir. Christopher ile yaşadığı ilişki sonucunda genç yaşta hamile kalması, onun hayatındaki en büyük kırılma noktası olur.

Ailesiyle ilişkisi hep inişli çıkışlı olan Lorelai, doğum yapacağı gün de hastaneye tek başına gider. Rory doğduktan sonra ailesinin yanında yaşamayı sürdürmek yerine kendi hayatını kurmayı seçer ve küçük bir kasaba olan Stars Hollow’a taşınır. Genç ve bekar bir anne olarak bütün sorumluluğu üstlenen Lorelai, bir otelde temizlik görevlisi olarak işe başlar,o işte zamanla yükselir. Rory’yi Stars Hollow kasabasının korunaklı, bir o kadar da samimi atmosferinde büyütür. Lorelai’ın geçmişi, Rory’nin kendini tanıma yolculuğunun başlangıç çizgisidir.

Rory Gilmore

Rory büyüdükçe kitap okumayı ve ders çalışmayı seven, herkesin örnek gösterebileceği başarılı birine dönüşür. Lorelai ise kendi geçmişinin hatalarla dolu olduğunu bildiği için Rory’nin onun yaşadıklarını yaşamaması adına elinden geleni yapar.

Rory kasabadaki okuluna devam ederken prestijli bir okul olan Chilton’a kabul edilir. Ancak okul masrafları dudak uçuklatacak kadar fazladır. Bu durum Lorelai’yi, yıllarca mesafeli durduğu ailesinin maddi desteğini kabul etmek zorunda bırakır. Lorelai’ın annesi Emily’nin şartı ise belli günlerde mutlaka kızı ve torunu ile bir araya gelmektir.

Rory, Chilton’daki ilk gününden itibaren zorlu bir uyum süreci yaşar. Hayatı boyunca mükemmel notlar alan Rory, ilk kez gerçekten zorlandığını hisseder ve bir sınavdan düşük not alır. Bu, onun için ilk kırılma noktasıdır çünkü mükemmel olan imajı zedelenmiştir. İlk kez çevresindeki insanların beklentileri altında kaldığını, onları hayal kırıklığına uğrattığını düşünür, aynı zamanda kendi beklentilerini de karşılayamadığı için kendini sertçe yargılar. Bu durum onu daha da hırslandırır; daha fazla çalışır, geceleri uykusuz kalır, sosyal hayatından feragat eder, yemek yerken bile kitabı önünde açıktır. Sonunda emeklerinin karşılığını alıp notlarını yükseltir fakat başarı onun için ilk kez bir yük haline gelmeye başlamıştır.  

Rory Neden İlk Sezonlardaki Gibi Değil?

Rory, özellikle ilk üç sezonda örnek gösterilecek biriyken bir noktadan sonra mükemmelliyetçiliğinin yükü altında ezilmeye başlar. İçten içe kendini bulmak ister ve bu arayış onu zaman zaman yanlış seçimlere sürükler.

Dördüncü sezonda Rory’nin Dean evliyken onunla birlikte olması, karakterinin en tartışmalı anlarından biridir. Bu olay yalnızca bir ilişki hatası değil, Rory’nin sınırlarını ve değerlerini sorguladığı bir dönemin de göstergesidir. Hayatı boyunca doğru olanı yapan biri olarak görülen Rory, ilk kez yanlış bir seçim yaparak ona yakıştırılan örnek çocuk imajının dışına çıkar.

Lorelai ise Rory’nin yaptığı bu hata karşısında ilk kez bu kadar net tepki gösterir. Şimdiye kadar annesinin gururu olan Rory, Lorelai’ın bunu neden hata gördüğünü anlamakta zorlanır. Hata yapmaya alışık olmayan Rory için bu olay, karakter gelişimindeki başka bir kırılma noktasıdır. Asıl çatışma; yapılan hatadan çok, Rory’nin bu hatayı başlangıçta hata olarak bile görememesidir. Bu durum izleyici için hayal kırıklığı yaratırken, aynı zamanda Rory’nin kusurlu ve insani yönünü de görünür kılar.

Altıncı sezona geldiğimizde Rory, Yale Üniversitesine devam etmek yerine büyükannesi Emily'nin sosyete hayatına dahil olur. Sanki hiç olmadığı biri gibi davranmaya başlaması annesiyle olan anne- kız ve arkadaşlık bağını zedeler. Lorelai’ın öfkesi yalnızca Rory’nin Yale’a ara vermesiyle ilgili değildir. Kırgınlığının asıl sebebi , annesi Emily’nin Rory’yi kontrol ederek yıllardır kaçmaya çalıştığı o katı, kuralcı ve elalem ne der merkezli dünyayı Rory üzerinden yeniden kurmaya başlamasıdır. Rory’nin büyükannesinin sosyete çevresine hızla uyum sağlaması ise Lorelai için ayrı bir yaradır çünkü onu en çok üzen şey, kızının orada yabancı hissetmemesi, hatta sanki hiç olmadığı biri gibi o role rahatça uyum sağlamasıdır. Lorelai’ın gençliğinde dışlanmış ve sıkışmış hissettiği yerde Rory’nin kendini oraya aitmiş gibi davranması, anne-kız ve arkadaşlık bağında mesafeyi iyice büyütür. Rory, annesine her şeyi anlatabilen biriyken bu dönemde anlatamayacağı kadar karmaşık kararlar almaya başlayınca birbirlerinden iyice uzaklaşırlar.

Burada “Rory bozuldu” demek de bence yanlış olur. Rory,ona hem kasabanın hem ailesinin hem de izleyicinin yüklediği o insanüstü beklentiyi karşılayamamıştır. Uzun süre kusursuz olmayı çok iyi başarabilmiş, hatta Emily’nin yanında bile bu imajını koruyarak onun dünyasına uyum sağlayabilmiştir. Yaşadığı mükemmellik baskısı altında insani,bazen de geri alması mümkün olmayan hatalar yapar ve ilk kez kusursuz olmamayı deneyimler. Rory, olmak istediği kişiyle dönüştüğü kişi arasındaki farkı fark ettiğinde aldığı kararları sorgulamaya başlar. Annesi ile arasındaki düzelme ise bir anda değil, Rory’nin kendi kararlarının sorumluluğunu alıp yolunu yeniden belirlemesiyle yavaş yavaş başlar.

Gilmore Girls: A Year In The Life

Gilmore Girls finalinden yaklaşık on yıl sonra yayınlanan Gilmore Girls: A Year In The Life, aradan geçen zamanı dört mevsim üzerinden anlatan mini dizi formatında karşımıza çıkar. Bu dönemde Lorelai ve Emily’nin ilişkisi nispeten daha sakindir. Lorelai’ın babası Richard’ın ölümü aileyi derinden sarsmış ama aynı zamanda Emily, Lorelai ve Rory arasındaki dinamikleri yeniden şekillendirmiştir. Lorelai, yıllardır aşık olduğu Luke ile daha oturmuş bir hayat kurarken Rory de Logan ile olan çalkantılı bağını sürdürür. Rory için asıl dikkat çekici nokta ise okul hayatı boyunca başarılı öğrenci kimliğiyle öne çıkmasına karşın iş hayatında beklenen noktaya bir türlü yerleşememesi, hatta zaman zaman işsiz kalmasıdır. Bunun sebebi, okuldaki başarıyla işteki başarı ölçütünün aynı olmaması olabilir. Herkes iş hayatında okulda olduğu gibi parlayamayabilir. Bu yüzden Rory için sorulacak soru: “Neden başarısının karşılığını alamadı?” yerine “Neden farklı bir yol seçti ya da seçmek zorunda kaldı?” olmalıdır.

“-Her şeyi batırıyorum. Hayatımı, kariyerimi… Çırpınıyorum ve ne planım, ne listem ne de fikrim var… Bilmiyorum, bugünlerde gerçekten kaybolmuş hissediyorum.

-Bak, şimdiye dek hayat sana hep iyi davrandı.Birkaç zorluğun vakti gelmişti. Hayat inişli çıkışlıdır evlat.Büyüdükçe daha da çoğalır.  (Gilmore Girls: A Year In The Life,Spring)

Annesi Lorelai’ın çocuksu yanının Rory’ye iyi geldiği zamanlar olsa da, Rory’nin çoğu zaman olgun olan taraf olmak zorunda kalması onu yoran bir durumdur. Bir noktada annesini yetiştiren kız konumunda olması Rory’nin erken yaşta gereğinden fazla sorumluluk almasına, erken yaşta olgunlaşmak zorunda kalmasına sebep olur. Asıl sorun, Rory’nin hep birilerini memnun etmek zorunda hissetmesi ve kendini bulma yolunda yanlış seçimler yapmasıdır. Bu yanlış seçimler, onu başarısız yapmaktan çok, kim olduğunu anlamaya çalıştığı süreçte attığı adımlardır. Nihayetinde Rory, kendine biçilen mükemmellik beklentisinden uzaklaşmanın bir yolunu bulmuştur. Belki de onun başarısı not ya da statü değil, mükemmel olmayı bırakabilmesi ve kendi olabilmesidir. Rory’nin hikayesi bize şunu öğretir: “ Önemli olan mükemmel olmak değil, mükemmel olmaktan vazgeçip kendi yolunu çizebilmektir.”

 

 


Yorumlar

  1. Çevre ve tepkiler bu mükemmelliyetçiliği tetikleyen unsurlardır. Hepimiz insanız hatalar yapabiliriz ancak sınırları bilmeliyiz. Yanlışın yanlış olduğunu farketmeden yaşamak normal bir durum değil. Bir hatanın yanlış olduğunu görebilmek için deneyimlemek de şart değil. Mantık önemli bu yüzden.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BATAKLIK

Kendini Pizza Sanan Börek ve Ütopya Maskesi Takmış Distopya

HERKESLEŞMEK