Kayıtlar

mükemmeliyetçilik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Stars Hollow’un Örnek Kızı: “Rory Gilmore”

Resim
Lorelai Gilmore Gilmore Girls, küçük bir kasaba olan Stars Hollow’da yaşayan Lorelai ve kızı Rory’nin hayatı üzerinden aile, bağımsızlık ve sınıf farkı temalarını işler. Zengin ve ayrıcalıklı bir ailenin tek çocuğu olan Lorelai, ailesinin katı beklentilerine karşı çıkarak kendi hayatını kurmaya çalışan dik başlı bir karakterdir. Christopher ile yaşadığı ilişki sonucunda genç yaşta hamile kalması, onun hayatındaki en büyük kırılma noktası olur. Ailesiyle ilişkisi hep inişli çıkışlı olan Lorelai, doğum yapacağı gün de hastaneye tek başına gider. Rory doğduktan sonra ailesinin yanında yaşamayı sürdürmek yerine kendi hayatını kurmayı seçer ve küçük bir kasaba olan Stars Hollow’a taşınır. Genç ve bekar bir anne olarak bütün sorumluluğu üstlenen Lorelai, bir otelde temizlik görevlisi olarak işe başlar,o işte zamanla yükselir. Rory’yi Stars Hollow kasabasının korunaklı, bir o kadar da samimi atmosferinde büyütür. Lorelai’ın geçmişi, Rory’nin kendini tanıma yolculuğunun başlangıç çizgisidi...

AĞUSTOS

  Ağustos, Arafta Kalmış Bir Ay  Temmuz adeta bir ömür sürdü; oysa ağustos gerçekten de "bir an gibi" geçti. Bunun sebebi, temmuzun kavurucu sıcağına karşılık yaşadığım yerde ağustosun daha serin geçmesi midir, bilmiyorum. Zamanın hızla akıp gitmesi bu ayda daha da belirgin oluyor. Ağustos, yazla sonbahar arasında bir geçiş süreci; hem yazın sıcağını hem de sonbaharın esintisini barındıran, adeta arafta kalmış bir ay. Yine de yaz ayları içinde en sevdiğim hep o oldu. Her ağustosta "August" şarkısını çalıp söylemek de artık benim için küçük bir gelenek. İki yıl önce gitarı doğru dürüst çalamazken şimdi çok daha iyiyim. Gitar çalmaya ilk başladığınızda belki kimse söylemez ama parmaklarınız yara olur. Doğru şekilde kullanmayı öğrenene kadar fazla kuvvet uygularsınız ve parmak uçlarınız yumuşak olduğundan teller acıtır. Zamanla parmak uçlarınız su toplar, soyulur ve sonunda nasır bağlar. O an fark edersiniz ki artık eskisi kadar acımıyor. Hayatta da böyle değil mi?...