Cinderella'nın Üvey Kız Kardeşi
Olmayınca Olmuyor
Olmayınca olmuyor; zorlamamak gerek. Gün gelir, bin kapı ardından bir tanesi açılır – ve işte o kapı, bizim için doğru olan, beklediğimize değen kapıdır.
Hayatta umutsuzluğa kapılmak, bana göre daha büyük olumsuzlukları beraberinde getiriyor. Ne zaman olumlu ve pozitif düşünmeye kendimi adapte etmeye başladım, o zaman bazı şeylerin yoluna girdiğini fark ettim. Doğru sandığımız yanlışlar uğruna çabalamak, bazen boşa kürek çekmek gibidir. Belki de yol değiştirmek, en doğru çözümdür.
Zehirli Sarmaşıklar Yerine Kasımpatılar Güller
Arkadaşlık konusunda çok da şanslı biri olduğumu söyleyemem. Hayatımda birçok yanlış insan tanıdım. Onlar hayatımdayken, ister istemez benim de bakış açım onlara benzemeye başlamıştı. Kendi potansiyelimi göz ardı ediyor, sadece onların beni kabul etmesi için çabalıyordum ama şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Eğer biri için kendinizi değiştiriyorsanız, o kişi sizin için doğru insan değildir.
Arkadaşlık ne kadar önemli olsa da, hayatınızdaki insanlar size iyi gelmiyorsa, onları hayatınızdan çıkarmaktan çekinmeyin. Bunu şöyle anlatayım: Düşünün ki, güzel çiçeklerle bezenmiş bir bahçeniz var. Bu bahçede unutma beniler, laleler, güller, kasımpatılar ve karanfiller var. Her sabah uyandığınızda bu bahçeye bakıp huzur buluyorsunuz.
Şimdi de aynı bahçenin dikenlerle, zehirli sarmaşıklarla ve yabani otlarla kaplı olduğunu hayal edin. Aynı huzuru bulabilir misiniz? Yoksa her baktığınızda “Neden böyle bir bahçem var?” diye hayıflanır mısınız? Unutmayın, bahçenize ne ekeceğiniz tamamen sizin elinizde.
Geçen Senelerin Hatırına
Kendinizi iyi hissetmek istiyorsanız, önce kendinizi değerlendirin, sonra çevrenize bakın. Etrafınızdaki insanlar sizi gerçekten olduğunuz gibi kabul ediyor mu? Yoksa onları memnun etmek için değiştiğinizde size “şimdi daha iyisin” mi diyorlar?
Hayatınızda on yıldır olan biri, eğer sizin için doğru bir insan değilse, onunla yollarınızı ayırmanın zamanı gelmiştir. Gerçek dost, sizin iyi olmanızı ister; bunu manipülasyonla yapmaz. Alışkanlık uğruna, “senelerin hatırı” diyerek kendinize zarar veren insanları hayatınızda tutmayın. Unutmayın, dostluk geçen zamanla değil, gösterilen değerle ölçülür. Bazen bir yıllık bir dostluk, on yıllık olandan çok daha kıymetlidir.
Gerçek dost, yalnızca iyi gününüzde değil, kötü gününüzde de yanınızdadır. Sizi dinler, anlamaya çalışır, empati kurar. Mutlu olduğunuzda haset etmez; sizinle birlikte sevinir. Hata yaptığınızda kırmadan, yapıcı bir şekilde bunu dile getirir.
Öte yandan, dost sandığınız biri sadece işine geldiğinde yanınızda oluyor, sürekli kendini düşünüyor, sizi kıskanıyor ve manipüle ediyorsa, bu kişinin gerçek niyeti hakkında bir kez daha düşünmelisiniz. Gözlerinizi açın. Kimsenin size zarar vermesine, sizi siz olmaktan çıkarmasına izin vermeyin.
Eğer biri, sizin en iyi hâlinize ulaşmanızı desteklemek yerine sizi en dipte tutuyorsa, o kişinin hayatınızdaki yeri sorgulanmalıdır. Zor olsa da bazen bazı insanları geride bırakmak gerekir.
Umarım karşınıza hep güzel kalpli insanlar çıkar; sizi gerçekten anlayan, destekleyen ve dostluğuyla ruhunuzu büyüten kişilerle yollarınız kesişir.
Harikasın <3
YanıtlaSilSen de öylesin, teşekkür ederim.
Sil