PAROL
Parol Kadar İşlevsiz Bir Tavsiye: “Takma Kafana”
"Başım ağrıyor." Doktora gitsen ağrı kesici yazar, yanındaki biri de “Biraz uzan istersen.” der. Ama “İyi hissetmiyorum.” dediğinde ne derler? Genellikle önce nedenini sorarlar, sonra da hızlıca eklerler: “Takma kafana ya.” Oysa zaten yapamadığım şey tam da bu değil mi? “Kafaya takmamak.”
Ağır Bir Yük
Omuzlara binen yük ağırdır. Yorganların altına gömülür beden. Bir lokma yemek yemeden, su içmeden, konuşmadan, gülmeden geçer günler. “Ne oldu sana? Sen böyle değildin önceden.” derler. Oysaki senelerin verdiği yorgunluk, zorbalıklar, lafta iyilik için söylenen sözler, boğazında düğüm düğüm olan cümlelerdir olan biten. Sorulan sorunun yankıları karşısında uzun bir sessizliğe gömülür duvarlar. O an ağzını bıçak açmaz. Konuşmayı bile hak etmediğini düşünürsün. Böylece yaşama isteğini alıp götüren karabasandır depresyon. O zaman neden hafife alınıyor?
Eskiden
"Eskiden böyle şeyler yoktu. İnsanlar gül gibi geçinip yaşar giderdi. Ne anksiyete vardı ne panik atak ne de depresyon. Siz gençler nazlısınız, şımarıksınız, boş vaktiniz de bol; hemen depresyona giriveriyorsunuz."
Bunları hepimiz bir yerlerden duyduk. Bu cümlelerin sayısı arttıkça, durum içinden iyice çıkılamaz oldu. Belki de kendimizi eksik hissettik. Çağ değişiyor ama belirtmekte fayda var: Depresyon hep vardı. Sadece adı geç kondu, toplumun depresyonda olanı anlaması daha da geç oldu. Çünkü eskiden “Amaan, içine kapanık o.” denilip geçilirdi. Üzerinde fazla durulmazdı. Günümüzde artık daha rahat konuşabiliyoruz neyse ki... Peki, yeterince konuşuyor muyuz?
10… 9… 8…
Gelin bugün biraz dertleşelim, içimizi iyice bir dökelim.
Nasılsın? Gerçekten soruyorum.
İyi değilsen, neden iyi olmadığını söyle. Ben konunun uzmanı değilim ama seni dinlerim. Dinlemek fazlasıyla elzem. Konuşmaya hazır değilsen de seni anlarım çünkü biliyorum, anlatmak hiç ama hiç kolay değil. O zaman küçük bir egzersiz yapalım:
Gözlerini kapat, derin bir nefes al ve benimle birlikte yavaş yavaş 10'dan geriye say.
10… 9… 8…
Hissetmek, İnsan Olduğunu Gösterir
Şimdi daha iyi hissediyor musun? Hissediyorsan devam edelim. İyi hissedemiyorsan da bu senin suçun değil. Yalnız olmadığını bilmeni istiyorum. Her zaman iyi hissedemeyiz çünkü insanız. Hislerimizin olması, insan olduğumuzu gösterir. O an ne hissediyorsan, hissettiğin anı yaşa ki rahatla. Ağlamamak için kendini zorlama. Bırak, gözyaşların yanaklarından süzülsün. Hissedebiliyorsun, bunu kaybetme. Bugün en dipteysen, sürekli orada kalmayacaksın. İçindeki karanlık bir gün aydınlığa dönüşecek, inan. Kendine yüklenme. Maalesef ki bazı zamanlarda, kendi kendimizin zorbası olabiliyoruz. Yardım istemekten çekinme. Yardım istemek zayıflık değildir. Karanlıktan kurtulmak için büyük bir adımdır. Profesyonel bir destek almak, bir terapistle görüşmek, kendine verdiğin en büyük değerdir. Bunu hak ediyorsun. Herkes hak ediyor.
Kendine Zaman Tanı
Senin duyguların, sana aittir. Kimsenin duygularını incitmeye hakkı yok. Dilediğin gibi yaşa, kahkaha at, eğlen, gül... Evet, hayat uçurumlarla dolu. Bazen o uçurumların eşiğinden dönebiliyoruz. Seni o uçurumdan itecek olandan uzak dur. “Senin iyiliğini düşünüyorum(!)” diyenlere her zaman inanma. Seni manipüle edip duygularını incitmelerine izin verme. Kendine iyi gelecek olanı en iyi sen bilirsin. Kendini keşfetmek için bir yolculuğa çıkmaktan çekinme. Yeni hobiler edinmekten, arkadaşlıklar kurmaktan, yeni şarkılar dinlemekten, kitaplar okumaktan aldığın zevki küçümseme. Küçük şeyler seni iyi hissettirir. Bu kimi zaman eline tutuşturulan bir kır papatyası, kimi zaman bir sakız, kimi zaman bir cümle olabilir. En önemlisi: Kendini iyi hissetmek zorunda hissetme. Unutma ki, zaman her şeyin ilacıdır.
Şimdi Senden Bir Şey İsteyeceğim
Bugün kendin için küçük bir adım at.
Daha önce dinlemediğin bir şarkıyı dinleyebilirsin, bir film izleyebilir, yeni bir diziye başlayabilir, pencereden uzanıp gökyüzüne bakabilirsin ya da sadece uzun zamandır erteleyip okumak istediğin bir kitabı okumaya başlayabilirsin.
Unutma!
Var olmak, en büyük nimettir. Senin hikâyen henüz bitmedi. Temiz bir sayfa açıp yenisini yazmak senin elinde. Seni dinlemek, anlamak için ben her zaman buradayım.
Bazen en büyük iyileşme, anlaşıldığını hissettiğinde başlar.

Yorumlar
Yorum Gönder