Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Stars Hollow’un Örnek Kızı: “Rory Gilmore”

Resim
Lorelai Gilmore Gilmore Girls, küçük bir kasaba olan Stars Hollow’da yaşayan Lorelai ve kızı Rory’nin hayatı üzerinden aile, bağımsızlık ve sınıf farkı temalarını işler. Zengin ve ayrıcalıklı bir ailenin tek çocuğu olan Lorelai, ailesinin katı beklentilerine karşı çıkarak kendi hayatını kurmaya çalışan dik başlı bir karakterdir. Christopher ile yaşadığı ilişki sonucunda genç yaşta hamile kalması, onun hayatındaki en büyük kırılma noktası olur. Ailesiyle ilişkisi hep inişli çıkışlı olan Lorelai, doğum yapacağı gün de hastaneye tek başına gider. Rory doğduktan sonra ailesinin yanında yaşamayı sürdürmek yerine kendi hayatını kurmayı seçer ve küçük bir kasaba olan Stars Hollow’a taşınır. Genç ve bekar bir anne olarak bütün sorumluluğu üstlenen Lorelai, bir otelde temizlik görevlisi olarak işe başlar,o işte zamanla yükselir. Rory’yi Stars Hollow kasabasının korunaklı, bir o kadar da samimi atmosferinde büyütür. Lorelai’ın geçmişi, Rory’nin kendini tanıma yolculuğunun başlangıç çizgisidi...

Gerontofobi

Genç Kalmak İsteme Takıntısı  Kaz ayakların belirginleşmiş; güldüğünde yanakların kırışıyor, gözlerinin altı çökmüş, saçlarına kırlar düşmeye başlamış. Aynaya baktığında gördüğün kişinin sen olduğunu kabul etmek istemiyorsun. Vücudunda anlamsız ağrılar, kramplar, sızılar… Ağızda dökülen dişler, ellerde çıkan benekler, dökülen saçlar… Yaşlanıyorsun. Bir gün saçında beliren tek bir beyaz tel bile bunları sana düşündürmeye yetiyor. O teli koparıyorsun, boyuyorsun, hatta yok etmeye çalışıyorsun; görmek istemiyorsun. Yüzünde mimik kalmasa da umursamadan botoks yaptırıyorsun,yüzünü gerdiriyorsun. Fransız askısı, dudak dolgusu, burun dolgusu, bişektomi derken bir noktada durup kendine bakıyorsun ve artık özel hissetmiyorsun. Yüzün sanki sana değil gibi… Aynı kalıptan çıkan yüzlere benzemeye başlamış. İşlemi yaptırdığın güzellik salonu ya da doktor dışında sana gerçekten “çok güzel olmuş” diyen de yok. İnsanlar seni görünce önce bir duraksıyor, sonra: “Ayy güzel olmuş canım” diyerek nezake...

HUBRİS SENDROMU

Ya da Modern Prometheus Frankenstein ismini duyunca zihninizde canlanan görüntü genellikle bellidir: Yeşil tenli, kafasında çiviler olan, baştan aşağı yara izleriyle kaplı dev gibi bir yaratık. Kitabı okuyanlar bilir ki bu imaj, popüler kültürde yer etmiş ve zamanla sempatikleştirilmiş bir yorumdur. Oysa Frankenstein yaratığın adı değil, yaratıcısının adıdır. Romanda yaratığa ait bir isim geçmez; ancak kitabın adında “Frankenstein”ın hemen altında “Ya da Modern Prometheus” ifadesini görürüz. Prometheus, Yunan mitolojisinde Titanlar arasında anılan bir figürdür. Bazı anlatılarda insanı yarattığı ya da insanlığı biçimlendirdiği söylenir; asıl kırılma noktası ise insanlara ateşi vermesidir. Mitin dilinde ateş, yalnızca fiziksel bir unsur değil; yaratıcılığı, bilgiyi, tekniği ve uygarlığa giden imkânları simgeleyen bir armağandır. Prometheus’un bu armağanı Zeus’u öfkelendirir ve bunun bedeli ağır olur: Bir dağın zirvesine zincirlenir; her gün bir yırtıcı kuş (çoğu anlatıda kartal) kara...

SÖĞÜT

Söğüt ağacının gölgesinde uzanmış, bulutların şekillerini izliyorum. Ele avuca sığacak gibi değiller. Her birini kavanozlara doldursam da dolduramam. Yüzüme bir damla düşüyor; sanki bir serzenişmişçesine… Damlalar arttıkça gözlerimi kırpıştırmaya başlıyorum. Yağmurdan kaçmak anlamsız geliyor. Gözlerimi kapatıp düşünüyorum. Aklıma ilk gelen düşünce:  “Eskiden böyle değildim.”  Ardından pişmanlıklar… Rüzgâr ağaçların yapraklarını savuruyor. Toz, pas, kir… Soğuk taşların üzerine kazınmış isimleri düşünüyorum. Daha dün yanımdayken bugün değiller. Ninnileri hâlâ kulaklarımdayken, hikâyeleri hâlâ aklımdayken, onlar derindeler. Gidene mi zor, kalana mı? Çocukken böyle değildim ben. Fotoğraflarda gözlerimi iyice kısar, tüm dişlerimle gülerdim. O çocuk ben değilim sanki… Ninemin söylediği türkünün ezgisine mi saklanmış? Ninem hatırlamayı unutsa da türküsünü unutmazdı. Ne zaman söylesem gözlerinin içi gülerdi. Unutmak mı isterim, hatırlamak mı? Söğüt ağacının altında yağmurun dinmesini ...