Kayıtlar

Ağustos, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Romeo Juliet’i Sevmedi, Hamlet de Ophelia’yı

  Aşk Eski Bir Yalan mı? Ah, şu zamane aşkları… “Eskiden hiç böyle değildi” cümlesini defalarca duymuşsunuzdur. Ben de duydum. Bu konu hakkında şunu söylemek istiyorum: “Zamane aşkı” denilen şey aslında aşk değil! Aşk; birilerinin dikkatini çekmek için stratejiler kurmak, birini takıntı hâline getirmek, seviyor gibi davranıp içten içe sevmemek, berbat davranıp sonra “seni seviyorum” diyerek işin içinden sıyrılmak değildir. Üstelik her gün yeni bir kavram çıkıyor yetişemiyorum. Love bombing, gaslighting, ghosting haa bir de zombieing… Ben en son orada kaldım yenisi çıktıysa bilmiyorum.  Aslında bunlar zamanın getirisi de değil. Hep vardı, sadece eskiden isimleri yoktu. Okuduğunuz kitaplarda, izlediğiniz filmlerde –hangi yıla ait olursa olsun– etkilerini görürsünüz. Mesela çok uzaklara, 16. yüzyıla gidelim. Aşk denildiğinde aklınıza ilk gelen karakterler kim? Size biraz düşünme payı veriyorum… Evet, doğru bildiniz; Romeo ve Juliet. Dillere destan olmuş bu sözde aşk aslında toksi...

AĞUSTOS

  Ağustos, Arafta Kalmış Bir Ay  Temmuz adeta bir ömür sürdü; oysa ağustos gerçekten de "bir an gibi" geçti. Bunun sebebi, temmuzun kavurucu sıcağına karşılık yaşadığım yerde ağustosun daha serin geçmesi midir, bilmiyorum. Zamanın hızla akıp gitmesi bu ayda daha da belirgin oluyor. Ağustos, yazla sonbahar arasında bir geçiş süreci; hem yazın sıcağını hem de sonbaharın esintisini barındıran, adeta arafta kalmış bir ay. Yine de yaz ayları içinde en sevdiğim hep o oldu. Her ağustosta "August" şarkısını çalıp söylemek de artık benim için küçük bir gelenek. İki yıl önce gitarı doğru dürüst çalamazken şimdi çok daha iyiyim. Gitar çalmaya ilk başladığınızda belki kimse söylemez ama parmaklarınız yara olur. Doğru şekilde kullanmayı öğrenene kadar fazla kuvvet uygularsınız ve parmak uçlarınız yumuşak olduğundan teller acıtır. Zamanla parmak uçlarınız su toplar, soyulur ve sonunda nasır bağlar. O an fark edersiniz ki artık eskisi kadar acımıyor. Hayatta da böyle değil mi?...